Süleyman Fırtına Röportaj Bölüm 1
17 Mart 2019
Süleyman Fırtına Röportaj Bölüm 3
17 Mart 2019
Hepsini Göster

Bağlamayı önemli kılan nedir?

S. Fırtına: Denge. Zaten bağlamada özellikle sesi veren, kapağıdır. Önüne taktığımız kapaktır sesi veren, bunun yanında ağacın önemi yok mu? Tabii ki var yani ağacın önemi şöyle var. Yumuşak ağaçlara biraz sert kapak takılır. Sert ağaçlara da biraz yumuşak kapak takılır. Ağacın kalitesi ile ilgili, bir de onun dengesi ile ilgili.. bu göğsünün bombesi ile ilgili ağacın ikisinin birbirine uyum sağlaması ile ilgili yani. Onu da başardığınız zaman zaten iyi ses alırsınız. Ama bunun yanında Hani her ağaçta ise söyleyecek diye bir kural yok. Ben bazen bitiriyorum sazı ses hoşuma gitmediği zaman o kapağını tekrar değiştiriyorum. Bir saza 2 tane kapak taktığımda oluyor yani.. bu takıldı bitti, bu iyi ses verir anlamınada gelmez.

Yani tabii herkes iyi saz yaptığın zaman bunu gözardı edemezsin. Yani insanın enstrümanı çalan kişiye iyi enstrüman vermek her zaman doğrudur. Benim kanaatimce ama şimdi bazen yaparsın asarsın oraya, müşteri alır gider ama bunu bir de dönüşümü var şimdi bu bağlamanın kalite bağlama yaptığın zaman yani bir Fırtına olarak bir ismim varsa; yani böyle rahmetli Neşet’ler gibi insanlara saz yapıyorsan sen onu biraz da kaliteyi korumak zorundasın yani tamam al bu saz oldu, al bunu götür deme olayı olmaz!

Soru: Hangi aşamalardan geçiyor bağlama ve  iyi bir bağlama ne kadar sürede hazır oluyor?

S. Fırtına:  Normalde iyi bağlama ne kadar sürede! O çalışan kişinin hızına da bağlı yeteneğine de bağlı şeyine de bağlı ama bir enstrüman ne kadar geç yapılırsa o kadar iyi olur. Şimdi bir Sipariş verdiğin zaman; bunun süresi iyi bağlama istediğin zaman en az bir ay bir buçuk ay gibi süre zarfında söylüyorum ben ama bunun yanı sıra bir haftada da yapabilirsin. Şimdi bu yaptığın zaman bir kaldı mı kuruyacak bir yere yapıştırıyorsun kuruması lazım o iyiyce kemikleşecek kuruyacak şimdi bazı şu anda mesela hızlandırılmış Japon yapıştırıcılar diyoruz onlara onlardan yapılan yerler var oysa ki bana göre yanlış.

Şimdi seri olsun diye hızlı olsun diye onu kullanıyorlar ama bana göre yanlış bizim bildiğimiz yıllardan beri boncuk tutkal diyoruz. Boncuk tutkal. Ben hala boncuk tutkal kullanırım. Ama bunun yanında bu hızlandırıcı… Eskiden gomalak cila vardı. Oyma tutularak çektiğimiz goamalak elle parlatırdık onu süre süre süre süre parlatırdık; ama şimdi öyle değil, Şimdi polyester. Koruyucu polyester, çok güzel bir özelliği var. Rutubetten koruyor, güzel görünüm sağlıyor. Yıpranmasını önlüyor; ama bunun yanında gomalak cilalının sesi de başka oluyor. Bu polyester dediğimiz olayın da tabii ki sesi de nispeten düşürüyor. Onun önüne cam gibi cila çekiyorsun gibi çekiyorsun, kalın.

Soru: Bir ahşabın bağlamaya dönüşme süreci kaç aşamadan geçiyor? Teknesi, kapağı, burguları?

S. Fırtına: Bir sazda kaç çeşit ağaç olarak dediği zaman tek ağaçtan da yapabilirsin, kapağın dışında hepsini aynı ağaç da kullanabilirsin. Değişik ağaçtan da kullanabilirsin. Yani onu klavyeyi başka koyarsın beyaz koyarsın. Siyah koyarsın ağacın kendi renginde koyarsın ama kapak olarak düşündüğün zaman kapak hep aynıdır. Ladin. Türkiye’de Artvin’de yetişen bir ağaç Ladin dediğimiz hatta bazen şöyle Affedersiniz şöyle bir bilimsel açıklaması da var. Tabii o kulaktan bana gelme.  Yüksek dağlarda Artvin’in yüksek bölgelerinde, kuzeyinde kalan kısmı daha çok müzik enstrümanların da kullanılan bir ağaç.  Kuzey kısma yani güneşin görmediği kısımdakiler daha çok iyi ses verdiği söylenir; ama bu bilimsel olarak Türkiye’de kanıtlanmış sanmıyorum bu yurt dışında işte iyi gitar yapan fabrikalarda buralarda falan söylenen.. bu da kulak yoluyla.. Tabii bilimsel açıklaması belki Avrupa’da vardır ama Türkiye’de daha öyle bir şey yok.

Görüş: Ağaç olarak öyle çok özel bir ağaç yok. Mukavemet açısından ya da bu ağaç uzun ömürlü kalır dediğiniz. özel bir ağaç uzun ömürlü kalır.

S. Fırtına:  Şimdi bir de şöyle düşünün şu yönden düşündüğün zaman yaprak olayında zaten yaprak olayı çıkmamış olsaydı yaprak olarak yaprak saz dediniz. Kaburgası dediğimiz çıkmamış olsaydı şu anda Türkiye’de ormanların yarısı gitmiş olabilir diyeceksiniz. Yani şu anda Türkiye’de ciddi bir saz yapımı var. Ciddi bir enstrüman yani bağlama olarak çok yapılı yerler var. Bunu siz şöyle düşünün o bir sazı bir kütüğünü düşünün yani o kütük bir tane çıkacak; ama yaprak olayı çıktığı zaman şimdi 45’lik bir tekneden diyelim oyma bir tekne düşündüğün zaman ondan en az 20-25 tane yaprak alırsın. Bu ne demek? Bu ağacın kıyımının önlenmesi demek yaprak olayı. Yaprak ses veren göğüs tahtası olduğun zaman denge iyi yapım kalite yapım, kapağın kalınlık şeyinide iyi ayarlamak o olduğu zaman da ses alırsın.

Soru: Ortalama kaç çeşit tekne var, teknenin burda rolü nedir? Sesi veren kapak ama teknenin orda rolü nedir? 45’lik dediniz, 38’lik dediniz?

S. Fırtına:  O seslerle ilgili. Bir solist Do’dan okur bir solist Mi’den bir solist Sol’den okur, o teknenin büyükleri ile ilgili büyüklüğü teknenin büyüklüğü irili ufaklı.. Şimdi siz derseniz ki ben sesim Mi’den okuyorum. Ses Mi’den dediğimiz zaman tekne küçülür, La’dan dediğiniz zaman tekne büyür. O anlamda irili ufaklı teknelerin özellikleri bu ses.. şey notalar..

Görüş: Başka bağlama ile ilgili..

S. Fırtına:  Bir bağlama yaptığım zaman düşürüp kırmadığı zaman; ömür boyu Garanti veriyorum. Bazen 85’lerde yaptığım bağlama geliyor. Tamire geliyor. Bazen bakıyorum İnan perdeyi kestiğim zaman mastarı koyuyorum koyuyorum daha ilk yapılmış aşamasında olduğu gibi duruyor. Bu yapım ile iligili, kuru malzeme ile ilgilidir. Malzemenin iyi olmasıyla ilgili.

Ben sapları press yapıyorum. Mesela ömür boyu ……’ya dahil press sap kullanıyorum. Ben yıllardan beri yani 80 yılında dediğim gibi girdim buraya bu işe girdim 80 yılından beri hep press kullanıyorum. Şimdi press kullandığın zaman şimdi bir de ağacın arkasındaki pressin izleri belli olmasın diyorum üzeri kaplama çekiyoruz. Yani o da görsellik anlamında güzel olsun diye bağlamanın. Yoksa Hani ben 4,4e, 4 bir saz sapını kolunu aldım biçyim taktım yapayım git.. yarın gönderdiğin zaman 2 gün sonra kolu eğilmiş olarak sana geldiği zaman veya kapa çökmüş olarak sana geldiği zaman İşte bazı insanların eline gittiği zaman ya bu Fırtına’nın sazı, olayı çürütür. Yani gider

Soru: Bağlama ustalığı biraz daha çırak usta ilişkisiyle dönüşen bir yapı değil mi?

S. Fırtına:  Usta ilişkisi derken? Ustalık Görmedim yani bir ustanın yanında işte rahmetli ağabeyimin Büyük abim ısrar etme olduğu yakın zamanda onun işte ben askerdeyken bu o başlamıştı. Sonra ben askerden geldim. O başladı. Başka sazlıca bu usta olarak kendimizi kendi kendimizi yetiştirdik diyebilirim yani. Ama nasıl oldu bu.. Elimize iyi bir saz, yani iyi bir ustanın sazı geldiği zaman; adam mesela tel taktırmaya getirirdi sazı, biz onu derdim ki ya bugün olmaz işte yarın gel. Bir tel 10 dakikalık bir iş aslında; ama amaç bu sazı alıp incelemekti. Yani bu sazı bu adam nasıl yapmış? Ne bileyim kenar filotalarını nasıl dönmüş kaplamaları nasıl çakıştırmış kenarlarına koyduğu çıtalar nasıl yapılmış.. sırf bunu incelemek için adama yarın gel diyordum mesela. Böyle göre göre! Ha bir yaparsın olmaz bozarsın sonra bir daha yaparsın onu olur.

Yani yaptığın zaman ille adamın ben bunu dört dörtlük yapacağım diye bir kural yok. Ben çok bozduğum sazlar da olmuştur yani. Ama her geçen gün daha da iyiye gitmişimdir. Yani Çünkü yaptığın zaman bir yerde bir hatanı anladığın zaman, öbür sefer o hatayı yapmamaya çalışıyorsun. Böyle böyle gelişti. Yoksa hani ben bir ustanın yanında çırak usta ilişkisi olarak hiç usta olarak kimse de yanımda olmadı.

Yani yaptığın zaman ille adamın ben bunu dört dörtlük yapacağım diye bir kural yok. Ben çok bozduğum sazlar da olmuştur yani. Ama her geçen gün daha da iyiye gitmişimdir. Yani Çünkü yaptığın zaman bir yerde bir hatanı anladığın zaman, öbür sefer o hatayı yapmamaya çalışıyorsun. Böyle böyle gelişti. Yoksa hani ben bir ustanın yanında çırak usta ilişkisi olarak hiç usta olarak kimse de yanımda olmadı.

Soru: Müzisyenler neye dikkat ediyor bağlamada alırken, sipariş verirken.. Özellikle bilinen müzisyenler veya Neşet Ertaş’a bağlama yaptığınız zaman Özellikle özel istekleri var mıydı buna ilişkin olarak?

S. Fırtına:  Özel istekleri tabii ki ses anlamında zaten kimin nasıl bir saz yaptırdığı kendine göre bellidir. Yani La’dan okur, Mi’den okur, Sol’den okur vs. ona göre bir ölçüsü vardır. Yani diyelim mesela La’dan okuyan bir teknenin ölçüsü farklıdır. Mi’den okuyan birinin teknesi… şimdi sen bana sipariş olarak verdiği zaman Önemli olan Ondaki bir sesin temizliği.. Tellere vurduğu zaman o sesin güzel gelmesi.. İnsanlar buna dikkat ederler. Yani işte cızlama dediğimiz perdelerdeki o cızlama olayı olmaması ona dikkat ederler Yani.. Görsellik de tabi oluyor işin içinde.

Soru: Şöyle ustalarla geçen bize anlatabileceğin bir anın var mı?

S. Fırtına:  Yani bir insan birisiyle çok diyalog da olur. Görüşürüz.

Ama o kişi başına olduktan öldükten sonra değer biliyorsun. Kıymete biniyor değerleniyor insanlar. Bizim rahmetli Neşet Hoca’nın ben evine çok gittim. Çünkü ona çok saz yaptım. Gerçekten çok saz yaptım. Her zaman gelip gitme olasılığı olmadığı zaman ben bitiriyordum mesela evine gidiyordum evinde onun bir odası yani bir tesisatları amfisi falan her şeyi var. Orada oturduk denerdi çalardı. Bazen işte Süleyman’ım şurası şöyle olsa daha iyiydi. Tamam abi derdim geri getirirdim yapardın götürdüm. Eline sağlık derdi bir gün orada oturuyoruz. Tabii epeyce çaldı zaman n nasıl gidiyor farkında değilsiniz tabi. Böyle Durdu durdu böyle Süleyman’ım kurbanım dedi, burada mı yatacağın, yatak serdiriyim mi dedi saate bir baktık tabi saat 12-1’e geliyor. abi dedim Kusura bakma kalkalım diye. Böyle çok güzel anılarımız vardır. Ben burada çalışıyorum sazı, şurada oturuyor. Kapı kapalı dışarıdan akşam böyle karanlık çökmek üzere işte. Geldi dışarıdan bir bayan Allah rızası diyip için para topluyor. Ama hep deriz ya Hadi Allah versin. Allah versin diyorum rahmetli burada! Oğlum dedi: Allah’ın parası mı var ki versin dedi. Çağır gelsin dedi. Abi dedim yapma yani şimdi tamam.. Çıkarttı o zaman 5 lira bir para 50 kuruş gibi bir şey bozuk para vereyim dedim. O zaman dedim kusura bakma sen cebine para hazırla dedim. şimdi bunların ardı gelir(ler) kucağına dedim çocuğa alan o gitti kucağında çocuğu olan geldi yavaştan dedim Allah’ın parası yoktur Hadi sen ver şimdi. burada öyle güzel anılarımız oldu Mekanı cennet olsun ya.